aşk
-Aşk kitapta olsa ne olurdu. Aşkı kitaplardan öğrenemezsin, satırlara sığmayacak kadar bal kahrıdır o, gel anlatayım sana aşkı. Önce yak kitapları. Aşkı âşıklarda arama. Aşk, aşığın aynası değildir, bu nedenle körler çarşısında ayna satılmaz. Aşk kelime değil ki deftere kaydedesin, aşk paragrafları talan eder. Aşkın kitaba sığmayışı bundandır. Kitap yorum işidir, aşk yorumlarda yormaz yolunu. Aşkın kendisi başlı başına ucu bucağı gözükmeyen yoldur. Yola girenin geri dönüş hakkı yoktur. Yolun çukurundan, çamurundan şikâyet etme. Aşk çamuru nurlaştırandır. Unutma! Sen ruh denen nurun ile çamur denen bedenle buluşmasından doğdun…
aşkın gözyaşları-Tebrizli Şems 18.01.2012
ihanetin bedeli
“Neresinden başlayayım, usta?” dedim. Gülümsedi. Yüzünün yeni derinleşmeye başlamış kırışıklıkları, yüzündeki o beyaz aydınlığı buruşturuyordu. “Doğru ya unutmuşum,” dedi. “İlk bu soruyla başlanır, işe neresinden başlayayım?” Kendini ve bütün çıraklarını anımsamış gibiydi. “Neresinden başlarsan başla, yeter ki ardını getirebil,” dedi. “Ya da ardını getirebilecek biçimde başla.” İlk gün karakalem birkaç Şahmeran çizdim kâğıda. Ustama gösterdim. Ustam baktı, gülümsedi. “Bunların hiçbiri ötekine benzemiyor,” dedi. Bu kez yeniden birkaç tane daha çizdim, gösterdim. “Bu kez de hepsi birbirine benziyor,” dedi. Ne istediğini anlamamıştım ustamın, onu nasıl memnun edeceğimi bilemiyor, bunun yollarını düşünüyordum. Kaşlarım çatılmış olmalı ki: “Asma yüzünü,” dedi. “Doğru yoldasın. Bir insan hep aynı şeyi çizer aslında, ama hiçbiri ötekine benzemez. Benzememelidir. Oraya varmak içinse çok yolun var senin, daha çok gençsin, bu yolu sabırla geçmen gerek, yılmadan, usanmadan, bıkmadan, her güçlüğe göğüs gererek, kendine ve işine ihanet etmeden. Bir Şahmerancı, en çok bunu öğrenmelidir: İhanet etmemeyi… En çok buna ihtiyacımız vardır bizim.” Bir tane kocaman bir Şahmeran çizdim. Büyük olursa hepsini kapsar mı sandım ne?
Murathan Mungan – Şahmeran’ ın Bacakları
aşk ve sessizlik
“Gözlerinin bir süre gözlerimde kalması amacım.”
http://filucusu.blogspot.com/ Yekta Kopan
mutluluğu denemek
“Böyle olamazsınız. Çünkü mutsuzsunuz. Mutlu olmaya çalışmayan, bunu denemeyen … Böyle biri yoktur.”
Yarım Kalan Yürüyüş – Mehmet Eroğlu – 236
sözcükler
” Sözcüklerle mutlu olup, sözcüklerle acı çekmeyeli uzun zaman oldu.”
Yarım Kalan Yürüyüş – Mehmet Eroğlu – 133
KARBOĞAZI
İMZA GÜNÜ – yekta kopan
sevgi yoksunluğu
” Sevgi yoksunluğu mu? O da ne demek?”
“Çok sevdiği bir şeyi kaybedince, onun yerine birini ya da birşeyi koyma dürtüsü. Zararsız bir hastalık gibi görünüyorsa da, başımıza, özellikle babamın başına epeyce dertler açtı.”
Yarım Kalan Yürüyüş - Mehmet Eroğlu – 105
AKIL YETMEZLİĞİ
“Kafanı toplamalısın artık” Elinde, avcunun içinde ne kalmış, bakıyorsun parmaklarını iyice gerip açarak, bir yıldız gibi… İşe yarar belki. Evinin sıradanlığında gözlerini kapatıp, sadece kulaklarının duyduğu çığlığınla, uzaklaşmak.
Açık olan televizyondaki ses, evin boşluklarını sarıp, çağırdı onu dalgınlığından. Filmlerdeki, kararsız açılıp, sessizce kapanan kapıların sesini duyar gibi oldu. ”Biri çıkıp, gitti”. Biri olsa da, olmasa da yalnızdı.
Yoktu, yazar bile, yazan bile…
kılavuz
” Sözleri canlı, istekli bir kahkahanın içinde kayboluyor. Oturduğum yerde kımıldıyorum. Ona katılabilsem. O, gülmenin ustasıdır, kılavuzluğuna inanabilirim.”
Yarım Kalan Yürüyüş – Mehmet Eroğlu – 73



